19 Ocak 2015

Evrenin Babası Anaksimandros

Anaksimandros 

Thales'e sormazlar mı, dünya suyun üzerinde ise, su neyin üzerinde? Her şeyin kaynağı su ise, su; nasıl taşa, toprağa, ağaca dönüşmekte? Bu sonsuz var oluşlar ve yok oluşlar aleminin kaynağı su, nasıl oluyor da tükenip bitmemekte? 
Miletli Filozof
Elbette ki sordular, üstelik bu soruları, Thales'in öğrencisi Milet okulunun ikinci önemli filozofu Anaksimandros(M.Ö.610 - M.Ö.546) sordu.Sormakla da kalmadı, bu sorulara öyle yanıtlar verdi ki, yüzyıllar öncesinden Darwin'in ve Newton'un habercisi gibiydi. 

Anaksimandros tıpkı Thales gibi, doğayı gözlemliyor, görünür çokluğun ardındaki ana maddeyi, her şeyin kaynağı olan o ana ilkenin ne olduğunu anlamaya çabalıyordu. Ancak, Thales'in bu soruya verdiği "su" yanıtı onu tatmin etmemekteydi. Nemin, ıslaklığın kaynağı su olabilirdi, ancak su'dan; sıcak ve kuru nasıl meydana gelebilirdi ki? Su sahip olmadığı bir niteliği nasıl bir maddeye verebilirdi? Üstelik evrende var oluşlar, yok oluşlar birbiri ardına yaşanıp,  bu sonsuz bir döngüyle devam ederken, her şeyi yaratan su nasıl oluyor da tükenmiyordu. 
Bu soruların ışığında Anaksimandros, ilk maddenin (arkhe),öncelikle niteliksiz; yani sıcak, soğuk, katı, sıvı, kuru v.b. özellikleri taşımaması gerektiği sonucuna vardı. Örneğin bir maddeyi elinize aldığınızda ve "bu sıcak" dediğinizde, soğuğun ne olduğunu bildiğiniz için bu kanıya varmışsınızdır. Yani sıcak, soğuk olduğu için vardır, aynı şekilde soğuk da sıcak olduğu için, ıslak-kuru olduğu için, katı-sıvı olduğu için vardır. 

Ancak her şeyin kaynağı olan ilk maddenin, var olmak için, kendinden başka bir nedene gereksinim duymaması gerekir, öyle değil mi? O halde ilk madde kesinlikle niteliksiz olmalıdır, ancak katı,sıvı,sıcak, soğuk v.b. madem ki ilk maddeden türemiştir, o halde ilk madde tüm nitelikleri de kendi içinde barındırmalıdır. Kendisi niteliksiz ancak tüm nitelikleri kendi içinde barındıran.
Miletli filozof
Daha sonra Anaksimandros doğayı incelemeye devam etmiştir. Doğada insanlar, hayvanlar, bitkiler doğup ölmekte bu, sürekli bir döngü olarak sürüp gitmektedir. Bu sürekli var oluş ve yok oluşları meydana getiren ana maddenin, bu dönüşümleri sağlayabilmesi için "sonsuz" olması gerektiği sonucuna varmıştır. Peki Anaksimandros "sonsuz" ifadesi ile neyi kastetmiştir?

Var olmak, yani dünyaya gelmek O'nun ifadesi ile "Bir olmak"tır. Var olmak isteyene, ilk madde engel olmaz. Var olacak olan o madde, örneğin bir insan, ilk maddeden belirli nitelikleri alarak dünyaya gelir. Yani "Bir olur". Anaksimandros doğayı gözlemlerken, canlıların öldüğünü, bedenlerinin çürüyerek yok olduklarını da gözlemlemiştir elbet. İşte "Bir olan", yok olduğunda, ana maddeden aldığı her ne ise yeniden ona vermektedir, yani özüne dönmektedir. 

Dolayısıyla ilk madde; var ederken verdiklerini, yok oluş ile geri almakta, dolayısıyla hiç azalmamaktadır, yani sonsuzdur. 

Anaksimandros; niteliksiz, niceliksiz,  sonsuz olan bu ilk maddeye "Aperion" adını vermiştir. 

Peki Aperion'dan evren nasıl meydana gelmiştir?

Her şeyden önce Aperion'da hızlı bir dönüş meydana gelmiş, bu dönüşün etkisi ile ilk önce sıcak ve soğuk oluşmuştur. Soğuk ve karanlık olan merkezde kalırken, sıcak; bir ateş küresi misali, soğuk ve karanlığı çevrelemiştir. Soğuktan katı ve sıvı meydana gelmiş, sıvının ateş ile temasından buğular yükselip, ateş küresini halkalara bölmüş bu sırada gökyüzü ve yıldızlar ile diğer gezegenler ve ay ile güneş meydana gelirken, merkezde de dünya oluşmuştur. 
dünya

Anaksimandros'un en şaşırtıcı görüşlerinden biri ise, dünyanın evrenin boşluğunda asılı olduğu ve hiç bir şeyin üzerinde durmadığına dair tezidir. Üstelik yeryüzünün evrenin boşluğunda durabilmesini sağlayan gücün, diğer gezegenler ile arasındaki belirli mesafeden kaynaklandığını da belirtmiştir. Yüzyıllar sonra Newton,Anaksimandros'un bu tezini, bilimsel veriler ile kanıtlayacaktır. 

Yerin tüm evrenin merkezinde olduğunu, onu yıldızların daha sonra ay ve güneşin çevrelediğini, dünyanın hareketsiz ve silindir şeklinde olduğunu da belirtmiştir. 
gezegen

Biz canlılar silindirin düz yüzeyinde bulunmaktayızdır. Evrendeki güneş dahil tüm gezegenler, yeryüzünün etrafında dönmekte, güneşin dönüşü ile gündüz ve gece meydana gelmektedir. 

Anaksimandros'un şaşırtıcı diğer bir fikri ise insanın atasının balık olduğuna dair görüşüdür. Yeryüzünün meydana gelmesinden sonra, ilk canlıların suda yaşayan türler olduğu ,karmaşık yapılı türlerin ise zamanla geliştiğini söyleyen filozof, evrim teorisi konusunda Darwin'e kopya verir gibidir.
darwin

Anaksimandros pek çok konuda ilkleri başarmış bir düşünürdür. İlk kez dünya haritasını çizmiş, ilk güneş saatini kullanmış, ilk kez yazılı yapıt bırakan filozof olmuş, ilk defa "sonsuz" kavramına yer vermiştir. O dönem insanları için böylesine ilerici fikirleri, ifadeleri kabullenmek çok da kolay olmamıştır. Boşlukta asılı duran bir gezegende yaşıyor olmak fikri insanları tedirgin ederken, tüm var olanların niteliksiz ve sonsuz bir yapıdan türemiş olmalarını ise tahayyül edememişlerdir. 

Düşünce tarihi yükseliş ve düşüşlerin olduğu bir grafik gibidir. Anaksimandros'un yarattığı ileri adımlar, her ne kadar kabullenilmeyip geri dönüşlere sebep olsa da felsefe inatla yolculuğuna devam etmiştir. 


dünya haritaso


Creative Commons Lisansı
Bu sayfalardaki yazıların tüm hakları yazara aittir. Sadece kaynak gösterilerek, yazar adı ve orijinal sayfanın aktif linki belirtilerek alıntı yapılabilir ve paylaşılabilir.Tüm Yazılar Creative Commons Al 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

4 yorum:

  1. harika teşekkürler tüm filozofları okuyacağım.

    YanıtlaSil
  2. Hiçbir yerde bu kadar açıkça anlatılmamış tam öğretici bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...